Clubmax Paylaşım PlatFormu

Hoşgeldiniz, Misafir.
En Son Ziyaretiniz:
Toplam Mesajınız: 0


 

Kayıt OlAnasayfaPortalli*TakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ?

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Ciwan72
Süper Mod
Süper Mod
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 595
Nerden : antalya
Meslek : öğrenci
Kayıt tarihi : 04/08/07

Özellikleriniz
Foruma Katılım %si::
100/80  (100/80)

MesajKonu: BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ?   Ptsi Ara. 17 2007, 00:29

Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez....

Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan

sonra, bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için, hep

aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler. Gençtiler, çok genç...

Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama

sonunda başrdılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte

oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan

binmişti otobüse, kız ise ablasında.... Sırf birbirilerini görebilmek

için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki o durağa,

onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra...

Okullarını bitirince hemen evlendiler.

Mutluydular hem de çok mutlu... Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar

ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi

umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir

doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına

uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için

ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna

bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onlarınki... Günler günleri,

yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü...

Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağman
çocuk sahibi olmayınca, "bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek,
bencillik olur"

diyerek devam ettiler hayatlarına. Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler...
"Senin için

ölürüm" derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adamda"Hayır, ben senin için
ölürüm" diye yanıt verirdi hep...

Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın, "Bir tanem,
kütüphanenin ikinci rafına bak...." Kütüphanenin ikinci rafında başka bir
not olurdu,

"Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın

unutma" Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları

okuya okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi

zaman en sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla

karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi zaten....

Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun hep
birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların
ortalarına geldiklerinde,

daha az çalışmaya karar verdiler. Adam, hastaneden ayrıldı ve
muayenehanesinde

hasta kabul etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece

özel projelerde görev aldı. Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir
gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde "satılık"
levhası asılı olan. "Ne dersin, bu evi alalım mı?" dedi adama. "Bu viraneyi
yıktırır, harika bir ev yaparız.

Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları kahvaltıya

davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı..." "Sen istersin de ben hiç
hayır diyebilirmiyim?" diye yanıt verdi adam. "Amerika'daki tıp kongresinden
döner dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa olsun, burası bizimdir
artık...."

Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu
adam

Amerika'ya giderken. Her gün, her saat konuştular telefonla. Gözyaşları
içinde

kucaklaştılar havaalanında. Fakat birkaç gün sonra, kocasında bir tuhaflık
olduğunu

fark etti kadın. Eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu.

Onu neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi

kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı: "Canım, o ev bizim bütçemizi
aşıyor. Sen en iyisi o evi unut... "Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış
insanlara daha da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu
beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı adama, "Senin için
ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat" diye dil döktü boş yere...

Yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti

sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her
çarpmada daha fazlakanıyordu yüreği...

Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının birlikte geçtiği
arkadaşına dert yanarken, "Artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım"
diye sözünü

kesti arkadaşı. "O, seni aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki

restoranda genç bir kadınla yemek yiyiyor her öğlen. Sonra sarmaş dolaş

biniyorlar arabaya...."

"Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları" diye

bağırdı kadın. Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla suçladı....
Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi
sessizce ve peri masallarının sadece masal

olduğunu anladı... Kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı genç

çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl

sarıldığını gördü adamın...Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp,
bazen ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı
suratına her şeyi.

İnkar etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa

geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında ve

bavulunu alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken, "son bir kez kucaklamak

isterim seni" diyecek oldu ama kadın, "defol" dedi nefretle...

İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikayesinin böyle son

bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya

çalıştı kadın. Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika'ya yerleştiğini

öğrendi. Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama

nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan

nefretin alması için dua ediyordu. Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı

olduğu söylenen zaman bile, kadının derdine çare olamamıştı. Bir

sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı. Kapıyı açtığında,

karşısında o kadını gördü. "Sen, buraya ne yüzle geliyorsun" diye bağırmak

istedi ama sesi çıkmadı. "Lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka

konuşmamız gerekiyor." dedi genç kadın. Kanepeye ilişti ve zor

duyulan bir sesle konuşmaya başladı: "Hiçbir şey göründüğü gibi

değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl

Amerika'daki kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık

bir senelik ömrü kaldğını. Buna dayanamayacağını, hep söylediğin gibi

onunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden

uzaklaştırmak için, benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi.

Ailesine de haber vermedi.

Birlikte Amerika'ya yerleştiğimiz yalanını yaydı.

Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi

görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış,

bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim. Sana bu kutuyu vermemi istedi..."

Gözlerinden akan yaşları durduramayacağını biliyordu kadın. Hemen

oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra

akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kağıt duruyordu kutuda. İlk

kağıtta, "Lütfen bütün notları sırayla oku bir tanem"

diyordu...

Sırayla okudu; "Seni çok sevdim", "Seni sevmekten hiç

vazgeçmedim", "Senin için ölürüm derdin hep, doğru

söylediğini bilirdim." "Fakat benim için ölmeni istemedim"

"Şimdi bana söz vermeni istiyorum." "Benim için

yaşayacaksın, anlaştık mı?" son kağıdı eline alırken, kutuda bir

anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son kağıtta şunlar yazılıydı:

"Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım.

Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor
olacağım...."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Alone
BaşkanBaşkan
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 2856
Nerden : A_n_t_a_l_y_A
Hobi : Müzik
Meslek : Öğrenci
Kayıt tarihi : 03/08/07

Özellikleriniz
Foruma Katılım %si::
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ?   Ptsi Ara. 17 2007, 17:23

süperdi tşkler

_________________
Her Yolun Sonunda Ölüm Olsa da,Sevenleri Kimse Ayıramaz Ki!




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://clubmax.all-up.com
sevdaçiçeği
Süper Mod
Süper Mod
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 861
Yaş : 28
Nerden : kütahya
Hobi : barışı dinlemek barış akarsuyu çok seviyorum
Meslek : meslegim belli degil
Kayıt tarihi : 07/09/07

Özellikleriniz
Foruma Katılım %si::
100/90  (100/90)

MesajKonu: Geri: BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ?   Salı Ara. 18 2007, 22:03

çok güzel tşkler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yaprak
Yeni üye
Yeni üye


Kadın
Mesaj Sayısı : 1
Yaş : 24
Nerden : ANTALYA
Hobi : muzık yuzmek kıtap gezmek
Meslek : ögrenci
Kayıt tarihi : 29/08/07

Özellikleriniz
Foruma Katılım %si::
50/50  (50/50)

MesajKonu: Geri: BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ?   Perş. Ara. 20 2007, 13:09

süper yaa bayıldım tşkler paylaştığın için
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
bejvan
Süper üye
Süper üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 483
Yaş : 23
Nerden : batman
Hobi : şarkı dinlemek
Meslek : öğrenci
Kayıt tarihi : 16/08/07

Özellikleriniz
Foruma Katılım %si::
100/65  (100/65)

MesajKonu: Geri: BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ?   Perş. Ara. 20 2007, 22:59

icim bi tuhaf oldu tsk
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://clubmax.all-up.com
junior_ali
Moderatör
Moderatör
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 2617
Yaş : 25
Nerden : Antalya
Hobi : Futbol,Müzik
Meslek : Öğrenci
Kayıt tarihi : 19/01/08

Özellikleriniz
Foruma Katılım %si::
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ?   Salı Şub. 12 2008, 18:24

çok güzel olmuş saol

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
**sümeyye**
Bayan Yönetici
Bayan Yönetici
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 705
Yaş : 24
Nerden : konya
Hobi : müzik,basketbol
Meslek : öğrenci
Kayıt tarihi : 13/04/08

Özellikleriniz
Foruma Katılım %si::
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ?   Paz Nis. 13 2008, 14:39

çok güzelmiş ya böyle aşklarda varmış demek
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
MetKan
Katılımcı Üye
Katılımcı Üye
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 109
Yaş : 27
Nerden : MERSİN UNDERGROUND
Hobi : Rap
Meslek : Rapçi & Öğrenci
Kayıt tarihi : 05/04/08

MesajKonu: Geri: BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ?   Paz Nis. 13 2008, 15:58

bunu en az 30 defa okudum ama güzel hikaye Mutlu
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.herkesdinlesin.com/metkan
**sümeyye**
Bayan Yönetici
Bayan Yönetici
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı : 705
Yaş : 24
Nerden : konya
Hobi : müzik,basketbol
Meslek : öğrenci
Kayıt tarihi : 13/04/08

Özellikleriniz
Foruma Katılım %si::
100/100  (100/100)

MesajKonu: Geri: BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ?   Cuma Nis. 18 2008, 20:19

çok güzel hikaye
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ?   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
BU KADAR SEVEBİLİRMİSİNİZ?
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Avira Premium Security Suite 8.1.0.245+2017 Yılına Kadar Key
» YAHUDİ GÖZÜYLE NECİP FAZIL
» unutmadiginiz pembe diziler?
» PKK'lı bir kadının itirafları
» Biz Lider Değiliz;Ama Liderleri Tahtından Ederiz.!!!

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Clubmax Paylaşım PlatFormu :: Clubmax Kafeterya :: Paylaşmak İstiyorum-
Buraya geçin: